Adenomyozis, rahim iç tabakasını oluşturan dokunun (endometrium) rahmin kas duvarı (myometrium) içine doğru büyümesiyle ortaya çıkan bir jinekolojik hastalıktır. Bu durum, rahim zarının (endometrium) kalınlaşmasına ve normal boyutunun iki hatta üç katına kadar büyümesine neden olabilir. Özellikle adet dönemlerinde şiddetli ağrı, yoğun kanama ve pelvik rahatsızlık gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
Adenomyozisin kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak bilimsel çalışmalar, birçok faktörün bir araya gelmesiyle bu hastalığın gelişiminde rol oynayabileceğini göstermektedir:
Bu faktörlerin bir araya gelmesi, endometrial dokunun rahim kas tabakasına ilerlemesine zemin hazırlayabilir.
Adenomyozis düşündüğümüzden daha yaygın olabilir, ancak birçok kadında belirti vermediği için fark edilmeyebilir. En sık şu gruplarda görülür:
40 yaş üstü kadınlar
Daha önce doğum yapmış kadınlar
Rahim ameliyatı geçirenler
Ayrıca, şiddetli adet sancısı yaşayan genç kadınların yaklaşık %2 ila 5’inde de adenomyozis tespit edilebilmektedir.
Kadınların üçte birinde hiçbir belirti görülmeyebilir. Ancak semptom gösteren kişilerde aşağıdaki şikayetler yaygındır:
Şiddetli adet ağrısı (dismenore)
Yoğun ve pıhtılı adet kanaması (menoraji)
Düzensiz adet döngüsü
Kronik pelvik (alt karın) ağrı
Cinsel ilişki sırasında ağrı (disparoni)
Kısırlık (infertilite)
Rahim büyümesi
Karında şişkinlik ve dolgunluk hissi (“adenomyozis karnı”)
Bu belirtiler zamanla şiddetlenebilir ve günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir.
Aşağıdaki durumlar adenomyozis gelişme riskini artırabilir:
40–50 yaş aralığında olmak
Daha önce doğum yapmış olmak
Rahim ameliyatı geçmişi (D&C, miyom çıkarılması vb.)
Endometriozis hastalığına sahip olmak
Son yıllarda, 30’lu yaşlarda olup ağrılı adet ve anormal kanama yaşayan kişilerde de daha sık tanı konulmaktadır.
Adenomyozis iyi huylu bir durumdur. Kansere dönüşmez ve doğrudan kanser riskini artırmaz. Ancak belirtiler başka ciddi hastalıklarla karışabileceği için mutlaka değerlendirilmesi gerekir. Menopoz sonrası dikkatli takip edilmelidir.
Adenomyozis tanısı genellikle klinik değerlendirme ve görüntüleme yöntemleriyle konur:
Doktorunuz, rahmin büyümüş, hassas veya yumuşamış olduğunu fark edebilir.
Rahim kas tabakasında kalınlaşma ve yapısal değişiklikler görülebilir.
Daha detaylı inceleme için gerekebilir ve tanıyı destekler.
Daha ciddi hastalıkları dışlamak amacıyla doku örneği alınabilir.
Adenomyozis tedavisi hastanın yaşı, belirtilerin şiddeti ve çocuk sahibi olma planına göre belirlenir.
Ağrı kesiciler (NSAİİ): İbuprofen veya naproksen gibi ilaçlar krampları azaltır.
Hormonal tedaviler: Doğum kontrol hapları, hormonlu spiral (Mirena), depo hormonal enjeksiyonlar
Non-hormonal ilaçlar: Traneksamik asit gibi kanama azaltıcı ilaçlar
Adenomiyomektomi: Hastalıklı dokunun cerrahi olarak çıkarılması
Histerektomi (rahmin alınması): Kesin çözüm sağlar, ancak doğurganlık sonlanır
Tedavi edilmediğinde adenomyozis şu sorunlara yol açabilir:
Kısırlık
Tekrarlayan düşükler
Kronik pelvik ağrı
Demir eksikliği anemisi (yoğun kanamaya bağlı)
Anemi; halsizlik, üşüme ve yorgunluk gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
Adenomyozis, hamile kalmayı zorlaştırabilir ve gebelik sürecinde bazı riskler oluşturabilir:
Düşük riski
Erken doğum
Bu nedenle gebelik planlayan hastaların yakından takip edilmesi ve gerekirse tedavisi önemlidir.
Her iki hastalık da benzer dokularla ilgilidir ancak yerleşim yerleri farklıdır:
Adenomyozis: Doku, rahim kas tabakasının içine yerleşir
Endometriozis: Doku, rahim dışında, batın içinde veya dışında herhangi bir yerde (yumurtalık, tüpler, periton-karın zarı, diafragma vb.) bulunur
Adenomyozis genellikle daha yoğun adet kanaması ile ilişkilidir.
Hastalığın kesin nedeni bilinmediği için önleyici bir yöntem de net olarak yoktur. Ancak erken tanı ve düzenli jinekolojik kontroller, hastalığın takip ve yönetiminde büyük önem taşır.
Aşağıdaki durumlarda bir uzmana başvurmanız önerilir:
Aşırı yoğun adet kanaması
Şiddetli adet ağrısı
Cinsel ilişki sırasında ağrı
Karında dolgunluk veya baskı hissi
Hayatı tehdit eden bir hastalık değildir. Ancak yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilir. Doğru tedavi ile semptomlar ve bulgular kontrol altına alınabilir ve menopoz sonrası genellikle kendiliğinden geriler.
Adenomyozis, fark edilmeden ilerleyebilen ancak doğru yaklaşımla yönetilebilen bir rahim hastalığıdır. Şiddetli adet sancısı ve yoğun kanama gibi belirtiler göz ardı edilmemelidir. Erken tanı ve kişiye özel tedavi planı ile hem ağrı kontrolü sağlanabilir hem de yaşam kalitesi artırılabilir.